Sitedeki Yeriniz : Ana Sayfa » Tarihiçesi

Tarihiçesi

 TOMARZA TARİHİ

ESKİ ÇAÄž ROMA VE BİZANS DÖNEMLERİ

    İlçemiz sınırları içinde ilk yerleÅŸim izleri Geç Hitit döneminde rastlanmaktadır.Merkez ve Özlüce kasabasında bulunan tanrı ve tanrıçayı  temsil ettiÄŸi belirtilen kabartma resimler ve küçük heykeller, MÖ.. VII. yy.a  ait olup, Kayseri Müzesinde sergilenmektedir.

    MÖ.. VII. yy.da bütün Anadolu Persler tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ, Kayseri ve Kapadokya bölgesi de bir genel valilik olarak teÅŸkilatlandırılmıştı. Bu döneme  ait eserlerin en önemlisi olan ve AteÅŸ Tapınaklarına benzeyen "Kemene"lere yörede pek rastlanılmamaktadır. Bu dönemde Kayseri'nin "Makaza" adıyla anıldığı görülmektedir. Tomarza'nın bu dönemde adından söz edilmemekle birlikte yörede bulunan kalıntılardan eski bir yerleÅŸim yeri olduÄŸu anlaşılmaktadır.

    Perslerden sonra Anadolu, Makedonya ve Büyük İskender tarafından istila edildi (MÖ. 310). Ancak, bu dönem çok uzun sürmemiÅŸ ve bir süre sonra Roma hakimiyeti kabul edilmiÅŸtir. Özellikle MÖ.. 47 yılında Anadolu'ya gelen Sezar, Mazaka'ya (Kayseri) girmiÅŸ ve isyankar kral Ariobarzones III'ü  affetmiÅŸtir. Åžehrin bu tarihten itibaren Kayseri adıyla anılmaya baÅŸladığı  belirtilmektedir.

    610 yılında Sasani (İran) Hükümdarı Hüsrev II, İstanbul'u kuÅŸatmak niyetiyle Anadolu'dan geçerken, Kayseri bölgesini ele geçirmiÅŸ ve 20 yıl hakimiyetini sürdürmüÅŸtür. Sasanilerden sonra, bölge tekrar Bizans hakimiyetine geçmiÅŸtir.

    Tomarza yöresi, tüm bu dönemlerde daha çok istilacıların önemli merkezlere gidip geldikleri güzergah üzerinde yer alan küçük bir yerleÅŸim yeri izlenimini vermektedir. Bu dönemle ilgili bazı ipuçlarına ilçe merkezi ve Erciyes yöresindeki köylerde yer alan yeraltı ÅŸehirlerinde rastlanabilmektedir. Bunların çoÄŸunun kapıları güneye açılmakta, içinde içinde birbirine baÄŸlı  odalar, ibadet yerleri,hayvan barınakları ve su sarnıçları bulunmaktadır. Odalarda basit bitki resimleri ve hayvan figürleri görülmektedir. Bunun dışında Kapıkaya ve Pusatlı köylerinde İslam öncesi döneme ait mezarlara rastlamak mümkündür. 

İLK İSLAM AKINLARI :

    Asıl amacı İstanbul'u ele geçirmek olan İslam  akınları, Emeviler   döneminde baÅŸlamıştır. Kayseri'ye ilk akınların 668 yılında baÅŸladığı  görülmektedir. Kayseri,726 yılında Abdulmelik oÄŸlu Müslim tarafından fethedilmiÅŸtir. Ancak 968 yılında Bizans İmparatoru Phocas Orta Anadolu'yu ve Kayseri'yi geri almıştır.     Bu dönemde Bizans'lılar 40.000 Ermeni'yi  Kafkaslardan getirerek Yozgat, Sivas, ve Kayseri civarına yerleÅŸtirdi. Bu Ermeni kabilelerinde en büyüklerinden biri olan ve 1500 kiÅŸiden oluÅŸtuÄŸu tahmin edilen "Thomas" kabilesinin bugünkü Tomarza'nın bulunduÄŸu bölgeye  yerleÅŸtiÄŸi ve Tomarza adının da buradan geldiÄŸi iddia edilmektedir. Bizanslıların Ermenileri bölgeye getirme amacı, Türk-İslam akınlarına karşı  bir tampon oluÅŸturmaktı.

İLK TÜRK AKINLARI DÖNEMİ :

    Kayseri yöresine ilk Türk akınları, Büyük Selçuklu Devleti döneminde baÅŸlamıştır. 1045'lerde AfÅŸin Bey liderliÄŸindeki kuvvetler, Kayseri civarını  elde ermiÅŸlerdir. Bundan sonra, çeÅŸitli Türk boylarına  baÄŸlı yerleÅŸmek amacıyla yöreye geldikleri görülmektedir.Tomarza merkezinde Ermenilerin çoÄŸunlukta olması nedeniyle bu aÅŸiretler, Erciyes ve Tahtalı etekleriyle  Zamantı havzasına yerleÅŸmeyi tercih etmiÅŸlerdir.     Bundan sonra gelen  DaniÅŸmendliler döneminde Kayseri ve Tomarza yöresinin kesin olarak Türk hakimiyetine girdiÄŸi ve Tomarza da yaÅŸayan Ermenilerin haraç ve cizye karşılığı DaniÅŸmendlilerin hakimiyetini kabul ettikleri görülmektedir.     DaniÅŸmendliler döneminde de özellikle Emir Melik Gazi zamanında yöreye yerleÅŸmek niyetiyle gelen Türklerin sayısında önemli bir artış kaydedilmiÅŸtir. 1134'te ölen ve Pınarbaşı'na baÄŸlı Melik Gazi köyündeki türbesinde medfun  bulunan Melik Gazi ve askerleri ile ilgili menkıbeler, halkımız arasında dolaÅŸmaktadır. İlçemize baÄŸlı İncili ve Bostanlık köyleri yakınlarında onun askerlerinin mütevazı türbe mezarları bulunmaktadır.     DaniÅŸmendlilerin  hakimiyetinin 1169'da sona ermesinden sonra bölge, sırasıyla Anadolu Selçuklu Devleti, MoÄŸollar, Memluklar ve 1411'den itibaren Osmanlı  dönemine kadar DulkadiroÄŸulları'nın idaresinde kalmıştır.

 OSMANLI DÖNEMİ :

    KaramanoÄŸulları'nın Osmanlı Devletine karşı Akkoyunlu Uzun Hasan ile ittifak etmesi üzerine, Fatih Sultan Mehmet, Vezir Gedik PaÅŸa'yı Karaman seferine gönderdi. Kayseri,bu sefer sonunda 1467 yılında Osmanlı  topraklarına katıldı. Gedik Ahmet PaÅŸa, Develi ve Tomarza yöresini fethettiÄŸi  halde buradaki Varsaklar ve diÄŸer aÅŸiretlere maÄŸlup olan Rum Mehmet PaÅŸa'ya da yardımcı olarak yenilgiden kurtarmıştır.

    Bu dönemde AvÅŸar ve Varsak aÅŸiretlerinin Kayseri SipahiliÄŸine sık sık saldırdığı ve saldırıdan birinde Kayseri Komutanı İskender Bey'i esir ettikleri bilinmektedir.

    1498 yılında Åžah İsmail'in civarından geçerek, DulkadiroÄŸulları  topraklarına girmesiyle yöredeki aÅŸiretler arasında kısmen de olsa Åžiilik yayılmaya baÅŸlamıştır.    1510 yılında çıkan Åžahkulu ayaklanmasının Kayseri, Develi, Tomarza ve Pınarbaşı yöresinde de olumsuz etkilediÄŸi, can ve mal güvenliÄŸinin kalmadığı bu döneme ait eserlerde ifade edilmektedir.

    Tomarza, bu dönemde de aynı isimle anılmış ve Voyvodalık olarak yönetilmiÅŸtir. Tomarza adına Kayseri'den ayrı olarak "Jenning" adlı batılı bir yazarın "16. yy.da Erciyes Dağı" adlı eserinde rastlanmaktadır. Bu eserde Tomarza'dan bir köy olarak bahsedilir.     1514 Çaldıran Zaferi ile, Åžah Ä°smail  tehlikesi bertaraf edilmiÅŸ ve sefer dönüÅŸü DulkadiroÄŸulları tamamen Osmanlı hakimiyetine alınmıştır. Bundan sonra Kayseri yöresi bir Osmanlı  Sancağı olarak "Liva-i Kayseriye" adıyla Karaman Eyaletine baÄŸlanmıştır. 1856 yılında ise idari baÄŸlılıkta bir deÄŸiÅŸiklik yapılarak Bozok Eyaletine baÄŸlanmıştır.

    Tomarza karyesi (köyü)'nin Tımar kayıtları ve vergi defteri, 1500 yılında DulkadiroÄŸulları ile beraber düzenlenmiÅŸtir. Bu sayımda Tomarza'da  117  gayrımüslüm ile 65 Müslüman ailesinin mevcut olduÄŸu ve köy sakinlerinin baÅŸlıca geçim kaynaklarının tahıl ziraatı, hayvancılık ve arıcılık olduÄŸu belirtilmektedir.

    Osmanlı Devleti'nin II. Mahmut dönemine rastlayan ve 1831 yılında yapılan  ilk resmi nüfus sayımında Tomarza ve köylerinin hane sayısı ile nüfusu ÅŸöyledir:     (Sadece erkek nüfus verilmiÅŸtir.) 

YerleÅŸim Yeri

Hane

Nüfus

Tomarza

58

166

Sosun

37

108

Mardin

20

67

Sarımehmetli

19

55

Kelgin

75

203

Cücün

16

26

TrafÅŸin

93

218

Kömür

17

65

CüreÄŸen

13

26

Pusatlı

51

152

Çömlekçi

18

61

 

    Kayıtlardan anlaşılacağına göre nüfusun büyük kısmı ziraat, hayvancılık, amelelik ve küçük el sanatları ile iÅŸtigal etmekteydi.    1838 yılında Develi MüteselliliÄŸinden gelip Malatya'ya geçmek isteyen ve Osmanlı ordusunda asker öÄŸretmen olan Alman Yüzbaşı Helmut Von Motke, hatıralarında Tomarza'nın köy ve yaylarında AvÅŸar ve Göçer aÅŸiretinin, Tomarza merkezinde ise Ermenilerle birlikte çok sayıda Müslüman Türkün yaÅŸadığından bahsetmektedir. Motke ayrıca, merkezde yıkılmış bir Bizans kilisesi ile yeni yapılan bir Ermeni kilisesinden bahsetmektedir ve bugün ilçe merkezinde bulunan ve kısmen yıkılmış olan kilise olması olması  muhtemeldir.  Bu dönemde bir Ermeni piskoposunun görev yaptığı ve vergi toplama iÅŸinin bu piskoposa verildiÄŸi, ayrıca Türk görevlinin da gözcülük yaptığı Motke'nin hatıralarında ifade edilmektedir.    Tomarza'da yaÅŸayan Ermenilerin daha çok el sanatları ile, özellikle marangozluk, duvarcılık, ayakkabıcılık ve demircilikle uÄŸraÅŸtığı; baÄŸcılık ve ÅŸarapçılık konusunda da oldukça ileri düzeyde bulundukları bilinmektedir.
    İlçe Merkezinde doÄŸu yönünde kalıntıları bulunan manastırın, kiliseden üç  kat büyük olduÄŸu,bünyesinde rahip ve rahibe yetiÅŸtiren "Grogeryen Ermeni Okulu"nun bulunduÄŸu, her yıl 12 AÄŸustos'ta düzenlenen "OÄŸlak Gıran" törenlerine Orta Anadolu ve Kiliya Ermenilerinin katıldığı ve dışarıdan gelen misafirlerin "PaÅŸa Odası"nda ağırlandığı rivayet edilmektedir. Manastırın gelirlerinin ise tarım arazileri, dükkanlar ve sürülerden temin edildiÄŸi tahmin edilmektedir.    19 yy.'da Tomarza'da cereyan eden bir baÅŸka önemli olay ise Tomarza-Pınarbaşı-Sarız-Tufanbeylicivarında göçebe olarak yaÅŸayan AvÅŸar  Türkmenleri'nin 1856 yılında çıkarılan kanunla mecburi iskana tabi tutulmalarıydı. Yörede bozulan asayiÅŸi düzeltme amacına yönelik bu uygulama, AvÅŸarı pek memnun etmemiÅŸ ve alışageldikleri göçebe hayatını  terk etmemek için uzun süre direnmiÅŸler, üzerlerine gönderilen "Fırka-i  Ä°shaliye" birlikleri ile mücadele etmiÅŸlerdir. Osmanlı Devleti'nin bu uygulamasına adeta meydan okuyarak "Ferman PadiÅŸahın, daÄŸlar bizimdir" diyen ünlü AvÅŸar ozanı DadaloÄŸulu'nun ÅŸiirlerde adı geçen ve eski adı Taf   olan Tomarza'ya baÄŸlı DadaloÄŸlu Belediyesi civarında yaÅŸadığı tahmin edilmektedir.     20 yy. baÅŸlarında tüm Osmanlı ülkesinde yaÅŸayan Ermeniler Rus, İngiliz ve Fransız kışkırtmalarına aldanarak bağımsızlık için örgütlenmeye baÅŸlamışlardı. Bu geliÅŸmelere paralel olarak, Tomarza'da yaÅŸayan Ermeniler de buradaki Müslüman Türk halkını taciz edici faaliyetlere  girmiÅŸlerdi. Bu dönemde Tomarza, Ermenilerin lideri konumundaki Ohannes Çorbacıyan ve oÄŸlu Fasığ Çorbaçıyan önderliÄŸinde "Dinçakyan TaÅŸnakzakan" örgütünün kurulduÄŸu görülmektedir. Örgütün amacı, bomba ve silah yapmak, cuma namazında camilere saldırı  düzenleyerek toplu katliamlarda Türkleri baÅŸka yörelere kaçırmak ve  Kilikya   Ermenileri ile birleÅŸerek bağımsızlık kazanmak olarak belirlenmiÅŸtir. Birinci Dünya Savaşı sırasında oluÅŸan otorite boÅŸluÄŸu, Ermenileri iyice ÅŸÄ±martmış,bu yüzden tedhiÅŸ eylemlerini arttırmışlardı. Bu sırada örgütün bir ÅŸubesinin de Develi'ye açılması için faaliyetler yürütülmüÅŸtür.

    1915 yılında çıkartılan "Tehcir Kanunu" ile Tomarza'da yaÅŸayan  yaklaşık 90 kiÅŸilik bir grup da Suriye'ye gönderilmiÅŸ ve ilçede asayiÅŸ kısmen saÄŸlanmıştır. (11 Temmuz 1915)

    Osmanlı Devleti'nin, Birinci Dünya Savaşında maÄŸlup olması üzerine Fransızlarla iÅŸbirliÄŸi yapan Kilikya Ermenilerinin iÅŸgal ve saldırıları, Develi'ye 20 km. kadar yaklaÅŸmış ve Bakırdağını iÅŸgal ederek, kendilerine  Zamantı Irmağını sınır olarak tespit etmiÅŸlerdi. Bu durum, Kayseri, Develi ve Tomarza Ermenilerini harekete geçirmiÅŸ ve "Ermeni Fedakaran Cemiyeti" kurarak çeÅŸitli saldırılara geçmiÅŸlerdir. Ermenilerin bu faaliyetleri karşısında, Müslüman Türkler de boÅŸ durmamış ve Develi'de "Klikyalılar Milli Cemiyeti" ile "İttihat-ı Zabitan Teavün Cemiyeti"ni kurmuÅŸlardır. Develi ve Tomarza yöresinde Ermenilerle giriÅŸilen mücadelede, Develi Belediye Reisi Kamberli Osman Bey'in köylerden topladığı kuvvetler, Ermeni çetelerini yenerek dağıtmayı baÅŸarmıştır. Bu mücadelede yer alan güçlere, Tomarza da önemli destek saÄŸlanmıştır. Tomarza'da bulunan Nizamiye BölüÄŸü ve Milli müfrezeler, Kemal Bey komutasında Saimbeyli bölgesinde mücadele etmiÅŸlerdir.

    Fransızların geri çekilmesi ile yörede Ermeniler de ilçeyi terk ederek, çoÄŸunluÄŸu İstanbul olmak üzere çeÅŸitli yerlerde göç etmiÅŸlerdir. 1921'de asker  dönüÅŸü Tomarza'ya gelen Ermeni gençleri,İstanbul Samatya'ya  çağırılmış ve oradaki yakınlarının yanına yerleÅŸmiÅŸlerdir. Bu olaydan sonra Tomarza ve yöresinde Ermeni nüfusu kalmamıştır.

    Tomarza ve köylerine 19. yy. sonun ve 20.yy. baÅŸlarında ilçe dışından Türk nüfus akını devam etmiÅŸtir.Özellikle 1877-1878 Rus Harbi ve Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1916'da Kars, Ardahan, Erzurum, ve AÄŸrı illerinden çok sayıda Müslüman Türk ailesi yöreye gelerek yerleÅŸmiÅŸlerdir.

 CUMHURİYET DÖNEMİ :
    Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yıllarında Yunanistan ile imzalanan Nüfus Mübadelesi anlaÅŸmaları ile Türkiye'ye Türk ailelerinin bir kısmı, Tomarza ve bazı köylerde iskan edilmiÅŸtir.
    Bundan sonra 1936,1940 ve 1950 yıllarında Bulgaristan'dan gelen çok sayıda Türk ailesi de Tomarza merkezine yerleÅŸtirilmiÅŸtir.
    Tomarza, 1864 yılında çıkarılan "Vilayet Kanunnamesi" ile Kayseri Sancağı'nın Develi kazasına baÄŸlı bir nahiye statüsüne kavuÅŸmuÅŸtur.
     İkinci MeÅŸrutiyet Döneminde ise ilçede Belediye TeÅŸkilatı kurulmuÅŸ ve ilk belediye reisleri Ermenilerden seçilmiÅŸtir. 1915 Ermeni göçünden sonra Ermeni nüfus yoÄŸunluÄŸu azalmış ve TrafÅŸin Köyü'nden Emir AÄŸa ilk Müslüman Türk Belediye Reisi olarak göreve gelmiÅŸtir. Ancak bir süre sonra belediye teÅŸkilatı kaldırılmış ve Tomarza nahiyesi  olarak idare edilmiÅŸtir. 1948 yılında yapılan idari düzenlemeler ile belediye teÅŸkilatı tekrar oluÅŸturulmuÅŸ ve Beki Yüceler Belediye ReisliÄŸine getirilmiÅŸtir. 1953 yılında çıkarılan bir kanunla Tomarza Develi'den ayrılarak, ÅŸu andaki sınırları ile ilçe  haline getirilmiÅŸtir. Bugün baÄŸlı 46 köy ile; Merkez, DadaloÄŸlu(Özlüce), AvÅŸar Obası (EmiruÅŸağı) olmak üzere üç belediyeden oluÅŸan 49 yerleÅŸim yeri bulunmaktadır



Bu site Lifos iKobi pratik web sayfası sihirbazı kullanmaktadır.

Lifos Yazılım